Dengesiz Beslenmenin Bir Zararı Daha Kanıtlandı

Dengesiz Beslenmenin Bir Zararı Daha Kanıtlandı
"Çalışma kapsamında yoksulluk, parasal yetersizlik, birikim olmayışı, yetersiz sağlık bilgisi, sık ve çok doğum, kronik hastalıklar, sağlıksız çevre koşulları, alkol ve sigara kullanımı, sakatlık, konut yetersizliği, sosyal güvencenin olmayışı, ağır çalışma koşulları gibi durumları araştırdık"

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nce, yapılan araştırmada, dengeli beslenmeden mahrum çocukların şiddet eğilimli bir büyüme süreci geçirdiği belirlendi. OMÜ Sağlık Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Aliye Özenoğlu, yapılan araştırma çalışmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, açlık ve yoksulluğun çocuklarda ortaya çıkardığı durumun araştırıldığını belirtti. Özenoğlu, büyüme sürecinde alması gereken vitamin ve minerallerin eksikliğinin ortaya çıkardığı etkilerin irdelendiği araştırmada, 8-17 yaş arasında bin 795 çocuk üzerinde beslenmenin içerik veya miktar açısından yetersiz olması sonucunda, vücudun gereksinimlerine karşın sağlanan enerji ve besin ögelerinin yetersiz kalmasından kaynaklanan klinik duruma (maltnütrisyon) ve bilişsel gelişim düzeylerine inildiğini dile getirdi.

Araştırma sonuçlarına göre, açlık sırasında çocuğun şiddet eğiliminin büyük oranda arttığını gözlemlediklerini vurgulayan Özenoğlu, "Çalışma kapsamında yoksulluk, parasal yetersizlik, birikim olmayışı, yetersiz sağlık bilgisi, sık ve çok doğum, kronik hastalıklar, sağlıksız çevre koşulları, alkol ve sigara kullanımı, sakatlık, konut yetersizliği, sosyal güvencenin olmayışı, ağır çalışma koşulları gibi durumları araştırdık. Bin 795 kişi üzerinde yapılan araştırmada çocuğun biyolojik gelişiminin yanı sıra açlık sırasında gösterdiği davranışları gözlemledik. Açlık, organizmadaki birçok sistemi etkileyen ve bu sistemlerde kalıcı izler bırakan travmatik bir durumdur. Başta endokrin, bağışıklık sistemi ve sinir sistemi olmak üzere birçok sistemi etkilemektedir. Açlığın biyopsikososyal etkileri yaşamın ilerleyen dönemlerinde de kendini açıkça göstermektedir. Bir başka deyişle yoksulluğa bağlı içsel hormonal şiddetin yanı sıra bir duygusal şiddet durumu da ortaya çıkmaktadır" şeklinde konuştu.

Şiddetin ve saldırganlığın önüne geçilmesi noktasında dengeli beslenmenin büyük önem taşıdığını söyleyen Özenoğlu, vücudun ihtiyaç duyduğu vitaminler ve bunların davranışlara etkisini de değerlendirerek, vitaminler duygu durumuna etkileri bakımından önemli olduğunu öne sürdü. Bu açıklamasını örneklendiren Özenoğlu, D vitaminin kemik sağlığının korunmasındaki rolünün yanı sıra insan vücudunda pek çok biyokimyasal mekanizmalarda rol oynadığını anlattı. D vitamini eksikliği ile duygu ve durum bozuklukları oluştuğunu anlatan Özenoğlu, majör depresif bozukluklar, mevsimsel affektif bozukluklar görülebilmektedir

Özenoğlu, B grubu vitaminlerin ise ergen ruh sağlığı ve davranışlarına önemli etkilerinin bulunduğunu dile getirerek, B grubu vitamin eksikliklerinin yorgunluk, ilgisizlik, bellekte azalma, sinirlilik, zihinsel karışıklık, nörolojik bozukluklar, konsantrasyon bozuklukları gibi durumları ortaya çıkardığını dikkat çekti. C vitamini eksikliğinin de duygu bozukluğuna neden olabileceğini öne süren Özenoğlu, demir, çinko, lityum, magnezyum eksikliklerinin merkezi sinir sistemini etkilediğini ve bu minerallerin mutlaka alınması gerektiğini ifade etti.

Ayrıca, açlık sırasında zıt etki gösteren hormonlar olan glukagon ve katekolaminlerin salgılanmasının stresi ve saldırganlığı da artırdığını anlatan Özenoğlu,"Bu nedenle gelecek nesillerin daha sağlıklı ve şiddetten uzak yetişmesine katkı sağlayacaktır. Çocuk yoksulluğu acil önlem alınması gereken konuların başında gelmektedir. Yoksul ve yeterince beslenemeyen çocukların sağlıklı ve başarılı olabilmesi için düzenli ve dengeli beslenmeleri şarttır" şeklinde konuştu.